Şair Yolu
Her Şairin Gideceği Yol Şair Yolu…

Mehmet Âkif Ersoy

Temmuz 14th 2010 Biyografi

D.Tarihi :28 Aralık 1873

Ö.Tarihi:27 Aralık 1936

 Arnavut asıllı Türk olan Cumhuriyet Dönemi şairi, düşünür.

Diğer Yaptığı Meslekler:Veteriner, öğretmen, vaiz, hafız, Kur’an mütercimi, milletvekili.

Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal marşı olan İstiklal Marşı’nın güftekârıdır.

 ”Vatan şairi” ve “milli şair” unvanları ile anılır.

Çanakkale Destanı, Bülbül en önemli eserlerindendir. II. Meşrutiyet döneminden itibaren. Sırat-ı Müstakim (daha sonraki adıyla Sebil’ür-Reşad ) dergisinin başyazarlığını yapmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında milletvekili olarak 1. T.B.M.M’de yer almış, İstiklal Madalyası sahibi bir vatanseverdir. Mehmet Âkif, son yıllarını Mısır’da Türkçe dersleri vererek ve Kur’an’ın Türkçeye çevrilmesi konuları ile uğraşarak geçirdi.

Kısaca Hayatı:

Mehmet Âkif Ersoy, 1873 yılının aralık ayında İstanbul’da, Fatih ilçesinin Sarıgüzel semtinde dünyaya geldi (Nüfusa kaydı, babasının doğumundan sonra imamlık yaptığı ve Âkif’in ilk çocukluk yıllarını geçirdiği Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde yapıldığı için nüfüs kağıdında doğum yeri Bayramiç olarak görünür. Annesi Buhara’dan Anadolu’ya geçmiş bir ailenin kızı olan Emine Şerif Hanım; babası ise Kosova’nın İpek kenti doğumlu, Fatih Camii medrese hocalarından Mehmet Tahir Efendi’dir. Mehmet Tahir Efendi, ona doğum tarihini belirten “Ragif” adını verdi. Babası vefatına kadar Ragif adını kullansa da bu isim yaygın olmadığı için arkadaşları ve annesi ona “Âkif” ismiyle seslendi, zamanla bu ismi benimsedi. Çocukluğunun büyük bölümü annesinin Fatih Sarıgüzel’deki evinde geçti. Kendisinden küçük, Nuriye adında bir kızkardeşi vardır.

 

Okul Ve Öğrenim Hayatı:

İlk öğrenimine Fatih’te Emir Buhari Mahalle Mektebi’nde o zamanların adeti gereği 4 yıl, 4 ay, 4 günlükken başladı. 2 yıl sonra iptidaii bölümüne geçti ve babasından Arapça öğrenmeye başladı. Ortaöğrenimine Fatih Merkez Rüştiyesi’nde başladı (1882). Bir yandan da Fatih Camii’nde Farsça derslerini takip etti. Dil derslerine büyük ilgi duyan Mehmet Âkif, rüştiyedeki eğitimi boyunca Türkçe, Arapça, Farsça ve Fransızcada hep birinci oldu. Bu okulda onu en çok etkileyen kişi, dönemin “hürriyetperver” aydınlarından birisi olan Türkçe öğretmeni Hersekli Hoca Kadri Efendi idi.

Rüştiyeyi bitirdikten sonra annesi medrese öğrenimi görmesini istiyordu ancak babasının desteği sonucu 1885′te dönemin gözde okullarından Mülkiye İdadisi’ne kaydoldu. 1888’de okulun yüksek kısmına devam etmekte iken babasını kaybetmesi ve ertesi yıl büyük Fatih yangınında evlerinin yanması aileyi yoksulluğa düşürdü. Babasının öğrencisi Mustafa Sıtkı aynı arsa üzerine küçük bir ev yaptı, aile bu eve yerleşti. Artık bir an önce meslek sahibi olmak ve yatılı okulda okumak isteyen Mehmet Âkif, Mülkiye İdadisi’ni bıraktı. O yıllarda yeni açılan ve ilk sivil veteriner yüksekokulu olan Ziraat ve Baytar Mektebi’ne (Tarım ve Veterinerlik Okulu) kaydoldu.

Dört yıllık bir okul olan Baytar Mektebi’nde bakteriyoloji öğretmeni Rıfat Hüsamettin Paşa pozitif bilim sevgisi kazanmasında etkili oldu. Okul yıllarında spora büyük ilgi gösterdi; mahalle arkadaşı Kıyıcı Osman Pehlivan’dan güreş öğrendi; başta güreş ve yüzücülük olmak üzere uzun yürüyüş, koşma ve gülle atma yarışlarına katıldı; şiire olan ilgisi okulun son iki yılında yoğunlaştı. Mektebin baytarlık bölümünü 1893 yılında birincilikle bitirdi.

Mezuniyetinden sonra Mehmet Âkif, Fransızcası’nı geliştirdi. 6 ay içinde Kur’an’ı ezberleyerek hafız oldu. Hazine-i Fünun Dergisinde 1893 ve 1894’te birer gazeli, 1895’te ise Mektep Mecmuası’nda “Kur’an’a Hitab”, adlı şiiri yayınlandı.

İstiklâl Marşımızı Nasıl Yazmıştır?

Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey’in ricası üzerine ulusal marş yarışmasına katılmaya karar verdi. Konulan 500liralık ödül nedeniyle başlangıçta katılmayı reddettiği bu yarışmaya, o güne kadar gönderilen şiirlerin hiç biri yeterli bulunmamıştı ve en güzel şiiri Mehmet Âkif’in yazacağı kanısı mecliste hâkimdi. Mehmet Âkif’in yarışmaya katılmayı kabul etmesi üzerine kimi şairler şiirlerini yarışmadan çektiler. Şairin orduya ithaf ettiği İstiklal Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye’de yayımlandı. Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17:45′te ulusal marş olarak kabul edildi. Âkif, ödül olarak verilen 500lirayı Hilal-i Ahmer bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbiese diken Dar’ül Mesai vakfına bağışladı.

Edebiyat Çalışmaları:

Mehmet Âkif, şiir yazmaya Baytar Mektebi’nde öğrenci olduğu yıllarda başladı. Yayımlanan ilk şiiri Kur’an’a Hitap başlığını taşır. 1908′den itibaren aruz ölçüsü kullanarak manzum hikâyeler yazdı. Hikâyelerinde halkın dert ve sıkıntılarını anlattı. Balkan Savaşı yıllarından itibaren destansı şiirler yazmaya başladı. İlk büyük destanı, “Çanakkale Şehitleri’ne“ başlıklı şiiridir. İkinci büyük destanı ise Bursa’nın işgali üzerine yazdığı “Bülbül“ adlı şiiridir. Üçüncü olarak da İstiklal Marşı’nı yazarak İstiklal Savaşı’nı anlatmıştır. “Sanat sanat içindir” görüşüne karşı çıkan Mehmet Âkif, dinî yönü ağırlıkta bir edebiyat tarzı benimsemişti. Edebiyat dili olarak Millî Edebiyat akımına karşı çıktı ve edebiyatta batılılaşma konusunda Tevfik Fikret ile çatışmıştır.

Manzum Eserleri:

  • Ahiret yolu
  • Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak
  • Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize?
  • Azmine sarıl
  • Bayram
  • Bir gece
  • Birlik
  • Birlik bağı
  • Bülbül
  • Canan yurdu
  • Cenk marşı
  • Çanakkale Şehitlerine
  • Durmayalım
  • Edirne
  • Eser
  • Fatih camii
  • Fatih kürsüsünde seçmeler
  • Gitme Ey yolcu
  • Gönülle başbaşa
  • Hasta
  • İstiklal Marşı
  • Safahat (1911) – 44 manzume içerir. Siyasal olaylar, mistik duygular, dünyevi görevlerden bahsedilir.
  • Süleymaniye Kürsüsünde (1912) – Süleymaniye Camisi’ne giden iki kişinin söyleşileri ile başlar.
  • Hakkın Sesleri (1913) – Topluma İslami mesajı yaymaya çalışan on manzumedir. Ateizme, ırkçılığa, umutsuzluğa çatılmaktadır.
  • Fatih Kürsüsünde (1914) – Fatih Camisi’ne giden iki kişinin söyleşileri ile başlar.
  • Hatıralar (1917) – Âkif’in gezdiği yerdeki izlenimleri ve toplumsal felaketler karşısında Allah’a yakarışını içerir.
  • Asım (1924) – Hocazade ile Köse İmam arasındaki konuşmalar şeklinde tasarlanmış tek parça eserdir. Eğitim-öğretim, ırkçılık, savaş vurgunculuğu, batıcılık, gibi pek çok konudan bahseder.
  • Gölgeler (1933) – 1918-1933 arasında yazılmış 41 adet manzumeyi içerir.
  •  Safahat (Toplu Basım) (ilki 1943) – 6 Safahatı’ı bir araya getirir

Kelimeler: iptidai(İlkokul)

 

Kaynaklar: Yrd. Doc. Dr. Saadettin Yildiz, Milli Mücadele ve Mehmet Âkif . http://tr.wikipedia.org/wiki/Mehmet_%C3%82kif_Ersoy#.C3.96.C4.9Frenim_Y.C4.B1llar.C4.B1


Yorum alanı kapalıdır.



Toplist25

 

Sokaklarında oyunlar oynanmaz oldu
 

Baharında çiçekler,güller soldu
 
 

Senden geride kalan sadece hatıralar oldu
 

Seni hatırladıkça mâzim gözlerim doldu
 

 
 
 
 
 

Bizler göçüp gideceğiz belki buralardan
 

Sesler yükselecek belki sokaklarından
 

Oyunlar oynayacak çocuklar ; kaldırımlarında

Bizden eser kalmayacak her karışında
 

 
 
 
 
 

Ben bile söylüyorum mâzim
 
 

Gençliğimi verin yıllar diye
 
 

Ben bile ağlıyorum mâzim
 
 

Giden ömrüm geri dönsün diye
 
 

 
 
 
 
 

Gecelerinde isli bir lambanın etrafında
 

Hayaller kurdum zayıf ışığında,
 
 

Uykulara daldım sessiz gecelerinde
 

O günleri hatırladıkça [...]

Önceki Yazılar

Özdemir Asaf ;

 Cumhuriyet dönemi Türk şairlerdendir.

11 Haziran 1923′te Ankara’da doğdu.28 Ocak 1981′de İstanbul’da öldü. Asıl adı Halit Özdemir Arun’dur. Babası Mehmet Asaf Şura-ı Devlet’in kurucularındandır. Babasının öldüğü yıl, 1930, Galatasaray Lisesi’nin ilk kısmına girdi. 1941 yılında 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi’ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi’ne, İktisat Fakültesi’ne (3. sınıfa [...]

Sonraki Yazılar











Reklam
*****************************************
Facebook Sayfamız

porno-porno-porno-porno-porno-porno-porno-porno